Arnavutluk gezisi (2014)

Arnavutluk çoğunuzun balkan turu yaparken 1gün ayırıp, “zaten Tiran’da da pek bir şey yokmuş” deyip geçtiği yer oluyor.

Ben buraya -memleket- diye gittim. 26 yaşımda ilk kez, üstelik göçtükten sonra aileden ilk giden olarak. Öyle olunca da haliyle 10 gün ayırıp, hem denk gelen bir kuzen düğününü, hem de 4-5 şehrini görmüş oldum.

Gelelim gidilen yerlere…

Rota: Tiran – Pogradec – Tiran – Dhermi – Vlore – Sarande – Tiran şeklindeydi.

DSC_0382.JPGBu şehirlerin hepsi birbirine çok yakın ve minibüs büyüklüğünde araçlarla seyahat edilebiliyor. Fiyatlar da 20-30 lira gibi rakamlara geliyor. Ama şöförlerle pazarlık etmek şart. İnsanlar pek ingilizce bilmiyor. Turist olunca dili de anlamadığınız için yüksek tarifeyi fark etmeyebiliyorsunuz.

Dhermi, Vlore ve Sarande yazlık bölgeler. Yaz tatili için fiyat-performans verimi çok yüksek. Sarande zaten Yunanistan sınırında ve yunan yazlık yerlerine çok benziyor. Diğer arnavut şehirlerinden bir tık daha pahalı, yunan beldelerden ucuz.

DSC_0005.JPG
Dhermi

Biz de hangisine kaç gün ayırmalıyız çok düşündük. Şimdi hepsine gitmiş biri olarak, sadece birine 2-3 günlüğüne gidecek olsam Dhermi’yi seçerdim. Dhermi – Vlore – Sarande yazımda da detaylı yazdım.  Ama aslında birbirinden çok farklı da değiller.

Araba kiralamak mantıklı olabilir ama şöförlüğünüze güveniyorsanız. Özellikle Dhermi-Vlore arasıydı sanırım, o kadar yükseklere çıkılıyor ki, baya kendimizi uçakta sandığımız yerlerden geçtik.  Zaten arnavut sürücüler de bir çılgın. Benim gibi Arnavut asıllılar pek şaşırmadı değil mi?

Hem kalacak yer, hem konaklama, hem de orada yeme içme Türkiye’ye oranla çok ucuz. Bu arada vize de yok. Ucuz uçak bileti bulmak mümkün. Tüm bunlar Arnavutluk’u baya cazip bir rota haline getiriyor memleketiniz değilse bile.

Damak tadı zaten malum, bize çok yakın. Bürek (börek) dedi mi akan sular durur bizde. Onun dışında güveçle de araları çok iyi. Ve italya ile olan yakınlıktan sanırım, pizzaları da güzeldi.

DSC_0323.JPG

DSC_0321.JPG

İnsanlarla iletişim kurmak için dil bilmeniz şart değil. Tiran’da Oba diye bir restorana gitmiştik. Genç bir garson çocuk sürekli yanımızdan geçiyor, beklerken de bizim etrafımızda bekliyordu. Sonra dayanamayıp söyledi, Türkçe konuşulurken dinlemeyi çok seviyormuş. Anlamıyorum ama buralarda durmak hoşuma gidiyor demişti.

Türkiye’den geldiğimizi kime söylediysek mutlaka 5-10dk sohbet etmemiz gerekti. Bazen onlar da aslen türk (eski osmanlı zamanından kalma) çıkıp çatapat türkçe konuşmaya başlıyorlar. Bazen de dizilerden ya da tarihten gelen sempatilerini ve türk-arnavut dostluğunu anlatıyorlar.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s