Tokyo’daki yol arkadaşım: Budi

Seyahat arkadaşlığı çok özel bir şey 💎

Screen Shot 2018-06-04 at 13.55.56.png

Yanımdaki Budi, Endonezyalı Budist arkadaşım. Volkan’a anlatırken Budist ve adı Budi deyince “Müslüm gibi yani adı” demişti 🙂

Budi’yle Tokyo’da aynı hostelde kalıyormuşuz, kahvaltı ederken tanıştık. Üzerinde Endonezya’dan geldiği belli olan inanılmaz bir tişört vardı (ilerideki fotoğraflarda var). Çok farklı geldi, orada kalan başka bir Japon kadınla birlikte tişörtü güzellerken Budi’yle de tanışmış olduk.

Sonra biz iki yalnız gezgin bütün günü Tokyo keşfederek geçirdik. O gün, Budi en yakın arkadaşımdı. Şehri gezeceğiz diye birlikte 20km yürümüşüz, üzerine bir de en az 5 metro değiştirdik.

Tanışmamızın ikinci günü, Budi’nin Tokyo’daki son günüydü. Hatta akşamdan vedalaştık, sabahın köründe mümkün değil kalkamam Budi dedim, artık kankayız ya nasılsa 🙂


Screen Shot 2018-06-04 at 13.57.08.png

Sabah kalktığımda benim kapsül odanın dışına iliştirilmiş bir şey gördüm, yere düşüyor gibiydi. Bir baktım, Budi o çok beğendiğim tişörtü bana bırakmış 😍😢

Screen Shot 2018-06-04 at 13.57.18.png
Budi’nin giderken bana sürpriz olarak hediye ettiği tişört

Budi’ye de benden bir sürpriz

Bu arada başka bir konu da, Budi hayatında hiç gökdelene çıkmamış ve en çok istediği şeylerden biri buymuş.

Bu tip binaların ofislerinde çalışanlar başka bir dünyadanmış gibi bir algısı vardı 👽

Ben de bunun İstanbul’da çok sıradan olduğunu, normal bir işte çalışan birinin, ve benim de pek çok arkadaşımın buralarda çalıştığını söyledim. Bunu deyince çok hoşuna gitti, masa başı işlerle ilgili baya soru sordu. Çok ilginç, yani bu işlere dair birinin fikrinin olmamasının nasıl bir şey olduğunu anladım. “Eeh, ne yapılıyor yani sonuçta orada oturarak?” gibi bir hissiyatı var, anlamlandıramıyor tam olarak.

Screen Shot 2018-06-04 at 13.56.06.pngNeyse ben baya cevap vermeye çalıştım, sonunda da bir gün İstanbul’a gelirse onu bir gökdelen ofisine (böyle mi denir bilmiyorum, plaza işte) götüreceğime söz verdim. Böyle bir sözle birini bu kadar mutlu edebileceğini hiç düşünmüyor insan.

Birkaç gün sonra resimdeki Tokyo Metropolitan Binası’na gittim. Turistlerin ziyaretine açıkmış. Hatta mükemmel Tokyo manzarası olan teras katına çıkılabiliyor ve bunlar tamamen ücretsiz (Tokyo’ya giderseniz mutlaka aklınızda olsun).

Screen Shot 2018-06-04 at 14.55.27.png

Hemen Budi’ye haber verdim. Çünkü Tokyo’ya yakın zamanda yine gelecekti. Çok sevindi, ilk fırsatta planını yapıp bu binayı ziyaret etti. İstanbul’a gelmesini beklemeye gerek kalmadı, istediği gibi gökdeleni gezdi, teras katından şehri izledi.


Burada özellikle Budi’nin büyük şehir ve plaza hayatına olan aşkı çok kafamı yakan bir durum. Budi Aslen Endonezya’lı, babasının işlerine yardım etmek için Şangay’a taşınmış bir sanayi çalışanı. O hayatın içinde gökdelenler ve oralardaki ofisler hayatında en çok ilgisini çeken şeylerden biri olmuş.

Yazları ailesinin yanına Endonezya’ya dönüyor. Bali’de arkadaşlarının yazlığı var, neredeyse her yaz gidip çok eğlendiğini anlattı. Bali de bildiğimiz Bali, Budi’nin çok özendiği ofislerde çalışanların para biriktirip balayı planları yaptığı yer. Ne düşünüyorsunuz?

Yolculuklarımı ve yol hikayelerimi instagram’da takip edin: https://www.instagram.com/yaseyahat/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s